YENİ BİR YOL BULUNDU



Geçtiğimiz hafta Türk Hava Yolları’nın ABD uçuşlarında başlattığı kabin yasaklarına karşı uçakta laptop dağıtımı deneyimine AirTürkHaber olarak katıldık.

Hatta İstanbul-New York uçuşunda THY’nin verdiği laptopla, 11 bin metrede yaptığımız canlı yayınla uygulamanın nasıl olduğunu okurlarımıza duyurduk.

Bundan yaklaşık 4 yıl önce Lufthansa’nın Amerika uçuşlarında başlattığı internet yayınını deneyimlemek üzere havayolu tarafından AirTürkHaber olarak davet edilmiş ve Atlantik üzerinde internet yayını yapan haber sitesi olarak bir ilke imza atmıştık.

Bugünse ilk kez Türk Hava Yolları uçağından yaptığımız yayınla imza attık.

Bana göre bu çok daha anlamlı bir ilk oldu aslında.

Nedenine gelince; ABD ülkesine gelen uçaklara koyduğu laptop yasağını, THY’nin buna karşı yolcuyu mağdur etmemek için yarattığı çözümü bir arada harmanlayıp bu saçma uygulamanın THY yolcularını kapsama dışında bıraktığını gözler önüne serdik.

Üstelik THY uçakta bilgisayarın yanında 16 GB’lık birde mini USB veriyor. Yol boyu yaptığınız çalışmaları bu USB’ye kaydedip bilgisayardakileri çöpe atıp imha edebiliyorsunuz.

Bu sayede çalışmalarınız yine size özel kalabiliyor. Fakat benden size küçük bir tavsiye; Üzerinde çalışacağınız dosylarınız varsa bunları kendi bilgisayarınızdan bir USB’ye aktarıp, yine THY’nin verdiği bilgisayara takarak onun üzerinde çaışabilirsiniz.

Uçakta dağıtılan bilgisayara gelince, reklamını yapmamak adına markasını vermiyim fakat şu an paranın satın alabileceği en üst düzey ve her türlü işlemcinin son noktasını barındıran süper bir alet olduğunu söyleyebilirim.

Gelelim al-ver işlemlerine..

İstanbul Atatürk’te itinayla teslim alınan bilgisayarlarımız, aynı özenle yine New York JFK Havalimanı’nda teslim edildi.

Bu yeni uygulamayı,  Empire State'in 75. Katında bulunan THY ofisinde New York Müdürü Cenk Öcal anlattı.

Öcal, bu işi New York JFK’de handling hizmeti aldıkları şirkete bırakmadıklarını 4 THY çaışanının bu iş için ayrıca görevlendirildiğinin altını özenle çizdi. “İşin hassasiyetinin farkındayız. O yüzden bunu çalıştığımız handling şirketinden ayırdık. Sorumluluğu tamamen üzerimize aldık. Arkadaşlarımız uçak altına gidip bizzat teslim alıyor. Güvenlikten geçirip teslimat noktasına getirip dağıtımı yapıyor. Şu ana kadar bir aksaklık yaşamadık, uygulamayı aşırı önemsiyoruz sorun yaşayacağımızı zannetmiyorum” diye özetledi.

İstanbul’dan New York’a günde üç uçuşu olan THY’nin her bir uçağında ortalama şu ana kadar minimun 40, maksimum 126 bilgisayar taşınmış.

Cenk Öcal, bu rakamın uygulama yolcular arasında yaygınlaştıkça artacağına inandığını söylüyor ve “THY bu konudaki hazırlığını eksiksiz tamamladığından uçaktaki tüm yolcularımız bigisayarlarını teslim etseler bile bizim için bir sıkıntı yok” diye aktarıyor.

Açıkçası hem büyük keyif, hemde büyük gurur duydum THY’nin laptop uygulamasından.

İşin keyifli tarafı, malum internet habercisiyiz bilgisayarım kargo bölümünde olmasına rağmen yayına 11 bin metrede de kusursuz devam etmek oldu.

Gurur veren tarafıysa, ABD’nin özellikle iş insanlarını hedef alan bu akıl dışı uygulamasıyla THY’yi “birazda olsa” zorlama hesaplarının suya düşürülmesi oldu.

Bu saçma karar alındığında, 5 hafta önce “Bir yol bulunur mu?” başlıklı yazımda (http://www.airturkhaber.com/yazi.asp?id=56) Hannibal’ın o, “Ya yeni bir yol buluruz, yada yeni bir yol inşa ederiz” ünlü sözünden örnekleme getirmiştim.

Yeni bir yol bulunmuştur.

Hepinize iyi uçuşlar olsun..